SURİYE’DEKİ CİHATÇI ŞARA İKTİDARININ “CİHAT İHRACATI”: SURİYE’NİN KİRLİ SAVAŞÇILARI YEMEN’DE

Suriye’deki Cihatçı Şara İktidarının “Cihat İhracatı”: Suriye’nin Kirli Savaşçıları Yemen’de

Sefa Yürükel

Şara’nın Kanlı Mirası ve Yemen’e Satılık Cihat

Suriye’deki cihatçı rejimin lideri Ahmed eş-Şara (El Kaide kökenli Ebu Muhammed el-Culani), iktidarını sağlamlaştırmak ve uluslararası meşruiyet kazanmak için ülkesindeki en tehlikeli unsurları komşu ülkelerin savaş alanlarına ihraç etmektedir. Suriye’nin 84. Tümeni’nde toplanan binlerce yabancı cihatçı savaşçı, Suudi Arabistan’ın parası ve Amerika’nın lojistiğiyle Yemen’e gönderilmek üzere paketlenmektedir. Bu tablo, Şara iktidarının “cihatçı ihracat” mekanizmasını ve bölgesel istikrarı nasıl ipotek altına aldığını gözler önüne sermektedir.

  1. Tümen: Cihatçı Lejyonunun Doğuşu

Suriye’deki iç savaş sırasında El Kaide bağlantılı Heyet Tahrir eş-Şam (HTŞ) çatısı altında toplanan yabancı savaşçılar, Şara’nın 2024 sonunda Şam’ı ele geçirmesinin ardından dağıtılmak yerine “Suriye Arap Ordusu” bünyesine dahil edilmiştir. Bu süreçte ortaya çıkan 84. Tümen, Orta Asya’dan (Özbekistan, Tacikistan, Kazakistan, Kırgızistan), Kafkasya’dan (Çeçenistan, Azerbaycan), Türkiye’den, Afganistan’dan ve hatta Avrupa’dan gelen yüzlerce militanı bünyesinde barındırmaktadır. Bu kişiler Çeçenistan, Afganistan, Irak, Libya ve Suriye’de savaşmış, “kim para verirse onun için savaşan” profesyonel cihatçılardır.

Şara rejimi için bu binlerce silahlı adam hem bir güç hem de bir yüktür. Onları beslemek, kontrol altında tutmak ve olası bir isyanı bastırmak maliyetlidir. Suudi Arabistan’ın teklifi bu açmazı “çözmektedir”: Şara, ülkesindeki en radikal unsurları sınır dışına göndererek hem iç güvenliğini sağlamlaştıracak hem de Suudi parasına ve siyasi desteğe kavuşacaktır.

Yemen’e Giden Yol: 2.000 Dolarlık Cihat

Ekim 2026’da Suriye ile Suudi Arabistan arasında yapılan görüşmelerde, 84. Tümen ve 90. Tümen’den toplam 10 bin ila 20 bin savaşçının Yemen’e gönderilmesi kararlaştırılmıştır. Anlaşmanın mali boyutu çarpıcıdır: Her savaşçıya aylık 2.000 dolar maaş, hac fırsatı ve ailelerini Yemen’e getirme imkânı vaat edilmektedir. Bu rakam, Suriye’deki ekonomik çöküş ortamında cihatçılar için hayal bile edilemeyecek bir servettir.

Suriye heyetinde yer alan isimler de bu “cihat ihracatının” niteliğini ortaya koymaktadır: Heyette, eski Ensar et-Tevhid lideri ve şimdi 82. Tugay komutanı Halit Hattab ile eski HTŞ komutanlarından ve şimdi 3. Kolordu komutanı Heysem Ali (Ebu Müslim) bulunmaktadır. Bu isimler, Suriye’deki cihatçı ağların Yemen’e taşınmasında kilit rol oynamaktadır.

Amerika’nın Sessiz Onayı ve Bölgesel Riskler

Amerika Birleşik Devletleri, bu plana “prensipte karşı olmadığını” açıklamış ve Merkez Komutanlık’a (CENTCOM) Suriye güçlerinin nasıl konuşlandırılacağı konusunda danışmanlık yapılması talimatını vermiştir. Washington için bu, “Suriye’nin sorunlu unsurlarını” İran destekli Husilerle savaştırarak hem İran’ı zayıflatma hem de cihatçıları Suriye dışında tutma fırsatıdır.

Ancak bu planın riskleri büyüktür. Eski ABD Ulusal Terörle Mücadele Merkezi Direktörü Joe Kentı, bu savaşçıların “k unsontrol edilmesinin son derece zor” olduğunu ve Yemen’e gönderilmelerinin “Arap Yarımadası El Kaidesi’ne (AQAP) savaş deneyimi kazandırılmış yeni militanlar kazandırmak” anlamına geldiğini belirtmiştir. Kent’e göre bu “kısa vadeli kazanç, uzun vadede stratejik bir felakete dönüşebilir”. Nitekim bu militanların Yemen’deki El Kaide bağlantılı gruplarla aynı safta yer alma veya silahlarını onlara devretme ihtimali göz ardı edilemez.

İsrail-Suudi “Yirmi Yıllık Flört” ve Cihatçıların Rolü

Suudi Arabistan’ın Yemen’deki cihatçı ithalatı, İsrail ile Suudi Arabistan arasındaki gizli yakınlaşmanın bir parçasıdır. İsrail, Husilerin füze ve insansız hava araçlarına karşı Suudi Arabistan’a istihbarat, erken uyarı ve hedef verisi sağlamaktadır. Bu destek, ABD Merkez Komutanlığı üzerinden dolaylı olarak yürütülmektedir.

İsrail’in bu yardımının arkasında yatan motivasyon, Suudi Arabistan ile ilişkileri normalleştirme arzusudur. Netanyahu hükümeti, Husilerle mücadelede Suudi Arabistan’a “sessiz destek” vererek Riyad’ın güvenini kazanmayı ve ileride olası bir normalleşme anlaşmasına zemin hazırlamayı hedeflemektedir. Şara rejiminin Yemen’e gönderdiği cihatçılar ise bu denklemin görünmez ayağıdır: Suudi Arabistan’ın sahada ihtiyaç duyduğu “piyade gücü”, Şara’nın “cihatçı ihracatı” ile karşılanmakta, İsrail’in istihbarat desteği ise bu operasyonun etkinliğini artırmaktadır.

Şara: “Cihatçı İhracatçısı” mı, “Meşru Lider” mi?

Şara rejiminin bu politikası, onun “dönüşüm” anlatısını çürütmektedir. Batılı başkentler Şara’yı “ılımlı bir lider” olarak sunmaya çalışırken, Şara ülkesindeki en radikal cihatçurları tasfiye etmek yerine onları paralı askerlere dönüştürerek bölgesel savaşlara sürmektedir. Bu, cihatçılığı ortadan kaldırmak değil, onu ihraç etmek ve ticarileştirmektir.

Suriye halkı ise bu süreçte bir kez daha görmezden gelinmektedir. Ülkenin yeniden inşası için uluslararası yardım bekleyen Suriyeliler, kendi ülkelerindeki cihatçıların Suudi parasıyla Yemen’de savaşmaya gönderilmesini izlemektedir. Şara’nın önceliği, ülkesini ayağa kaldırmak değil, iktidarını sağlamlaştırmak ve dış destekçilerine “cihatçı ihracatı” üzerinden hizmet etmektir.

Sonuç

Cihatçı Şara iktidarı, Suriye’deki yabancı cihatçıları Yemen’e göndererek hem iç güvenlik yükünden kurtulmakta hem de Suudi Arabistan ve ABD’nin stratejik çıkarlarına hizmet etmektedir. Ancak bu politika, Yemen’deki El Kaide bağlantılı grupları güçlendirme, bölgesel istikrarı bozma ve cihatçılığı yeni coğrafyalara taşıma riskini beraberinde getirmektedir. İsrail-Suudi “yirmi yıllık flörtünün” gölgesinde yürütülen bu operasyon, Şara’nın “meşru lider” maskesinin ardındaki cihatçı gerçeği gözler önüne sermektedir. Suriye halkının geleceği ise bir kez daha bölgesel güçlerin ve cihatçı ağların çıkarlarına feda edilmektedir.

Kaynakça

  1. Sohu, “Karar Verildi: Culani İki Seçkin Tümeni Gönderebilir, 20 Bin Suriyeli Seçkin Asker Yemen’de Husi Güçlerine Karşı Savaşacak,” 9 Ekim 2026.
    2.NetEase, “Suriye ve Suudi Arabistan Yemen’e 10 Bin Asker Konuşlandırmayı Görüşüyor: Perde Arkasında Ne Var?,” 22 Ekim 2026.
  2. Xinhua Haber Ajansı, “ABD Medyası: Suriye Husilere Karşı Asker Göndermeyi Düşünüyor, Suriye Suudi Arabistan’ı Desteklediğini Açıkladı,” 8 Ekim 2026.
  3. Tencent Haber, “Suriye, Husilere Karşı Savaşmak Üzere Yemen’e 20 Bin Kişiye Kadar Asker (İslamcı Yabancı Savaşçılar Dahil) Gönderebilir,” 8 Ekim 2026.
  4. QQ Haber, “Suriye 10 Bin Asker Göndermeyi Planlıyor, Yemen’de Suudi Arabistan’a Yardım İçin Savaşacak!,” 22 Ekim 2026.
  5. Rusya Sputnik Haber Ajansı, “ABD Medyası: Suriye, Husilere Karşı Asker Gönderme Fizibilitesini Değerlendiriyor,” 8 Ekim 2026.
  6. Uluslararası Radyo (CRI), “Dünyaya Bakış | Suriye Yemen’e Asker Göndermeyi Düşünüyor mu?,” 8 Ekim 2026.
  7. Toutiao, “Suudi Koalisyon Güçlerine Güçlü Takviye: Suriye Asker Gönderdi, 2 Bin Uluslararası Paralı Asker Yemen’e Ulaştı!,” 8 Ekim 2026.
    9.NetEase, “Dünyaya Bakış | Suriye Yemen’e Asker Göndermeyi Düşünüyor mu?,” 8 Ekim 2026.
  8. Sohu, “İsrail’in ‘Sessiz Suudi Desteği’: Husi Güçleri: İsrail Suudi Arabistan’a Silah Sağlayarak Barış mı İnşa Ediyor?,” 22 Ekim 2026.
  9. Weibo, “Çok Sayıda Ülke Husi Karşıtı İttifak Kurmak İçin Harekete Geçiyor,” 2026.

Bunlara da bir göz atın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir