Güney Asya’da Enerji Kırılganlığı: 2026 Yakıt Krizinde Hindistan, Pakistan, Afganistan, Sri Lanka ve Nepal
Sefa Yürükel
Bu makale, 2026 küresel enerji krizinin Hindistan, Pakistan, Afganistan, Sri Lanka ve Nepal olmak üzere beş Güney Asya ülkesi üzerindeki etkilerini ve bunların toplumsal ve siyasal sonuçlarını incelemektedir. Hürmüz Boğazı’nın kapanmasıyla tetiklenen arz kesintisi, Güney Asya bölgesi üzerinde asimetrik ancak yaygın biçimde derin etkiler yarattı. Dünyanın üçüncü büyük petrol tüketicisi olan Hindistan, yüzde 88’in üzerindeki ithalat bağımlılığı ve yüzde 40 ila 50 arasındaki Hürmüz koridoru bağımlılığı nedeniyle şiddetli fiyat dalgalanmaları ve ülke çapında taşımacılık grevleri yaşadı. Pakistan, benzin fiyatlarındaki yüzde 42,7’lik artışın ardından fiyatları geri çekmek ve ücretsiz toplu taşıma ilan etmek zorunda kaldı, ancak ardından gelen petrol vergisi daha büyük bir protesto dalgasını tetikledi. Taliban yönetimi altındaki Afganistan’da sıvılaştırılmış gaz fiyatları yüzde 60’ın üzerinde arttı ve yetkililer stokçuluğa karşı sert önlemlerle yanıt verdi. Sri Lanka, 2022 ekonomik çöküşünün kalıntıları üzerinde yakıt faturasında yüzde 150’lik bir artış daha yaşadı ve ithalat maliyetleri kırılgan döviz rezervlerini tüketti. Nepal’de öğrenciler ocaklarını sokağa taşıyarak, sıvılaştırılmış gaz kıtlığının günlük yaşamdaki zorluğunu ortaya koyan sembolik bir sokak yemek pişirme protestosu gerçekleştirdi. Bu çalışma, her ülkedeki krizin gelişimini, politika tepkilerini ve bunların sınırlılıklarını karşılaştırmalı bir perspektifle analiz etmekte ve Güney Asya’nın küresel enerji jeopolitiğindeki yapısal kırılganlığını tartışmaktadır.
Bölgesel Arka Plan: Hürmüz Kapanmasının Güney Asya’ya Yayılması
28 Şubat 2026’da Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in İran’a savaş başlatmasının ardından Hürmüz Boğazı’ndaki deniz taşımacılığı neredeyse tamamen durdu. Normalde küresel enerji taşımacılığının yaklaşık beşte birini taşıyan bu dar su yolu, bu akışın büyük çoğunluğunu Asya pazarlarına yönlendirmektedir. Güney Asya bölgesi için şokun yayılması neredeyse anında gerçekleşti. Hindistan’ın ham petrol ithalatının yaklaşık yüzde 40 ila 50’si Hürmüz Boğazı’ndan geçmekte ve genel ithalat bağımlılığı yüzde 88’i aşmaktadır. Pakistan, Sri Lanka ve Nepal de Orta Doğu ham petrolüne ve sıvılaştırılmış doğal gaza büyük ölçüde bağımlıdır. Dünya Bankası verileri, Mart 2026’da küresel petrol arzının günlük 10,1 milyon varil düştüğünü ve Brent ham petrolünün Mart sonuna kadar yaklaşık yüzde 65 artarak varil başına 120 dolara yaklaştığını göstermektedir.
Güney Asya’nın maruziyeti ham petrolle sınırlı kalmadı. 2025’te Hürmüz Boğazı’ndan geçen toplam doğal gazın yaklaşık yüzde 90’ı Asya pazarlarına yöneldi ve Bangladeş, Pakistan ile Hindistan’ın ithal ettiği sıvılaştırılmış doğal gazın neredeyse üçte ikisi bu boğazdan geçti. Hindistan’da 330 milyondan fazla hane yemek pişirmek için sıvılaştırılmış petrol gazına bağımlıdır ve kamu sektörü petrol şirketleri Amerika Birleşik Devletleri’nden yılda 2,2 milyon ton sıvılaştırılmış petrol gazı sağlamak için acilen girişimde bulunmak zorunda kaldı. Basra Körfezi’nde ortaya çıkan bir kriz, Hindistan’ın uzun vadeli enerji ortaklıkları haritasını sessizce yeniden çizmekteydi.
Hindistan: İthalat Bağımlılığı ve Grev Dalgası
Krizin Derinliği
Hindistan, yüzde 88’in üzerinde ithalat bağımlılığıyla dünyanın üçüncü büyük petrol tüketicisidir ve ham petrolünün yüzde 40 ila 50’si Hürmüz Boğazı üzerinden taşınmaktadır. Bu yapısal maruziyet, Hindistan’ı Güney Asya’da en doğrudan etkilenen ekonomi haline getirdi. Mayıs 2026’da Hindistan’da benzin ve dizel fiyatları ay içinde dört kez artırıldı. Delhi örneğinde benzin litre başına 98,64 rupiye, dizel litre başına 91,58 rupiye ve sıkıştırılmış doğal gaz kilogram başına 80,09 rupiye yükseldi; her biri birkaç hafta içinde iki tur artış yaşadı.
Hindistan’ın daha ciddi bir arz krizinden kaçınması büyük ölçüde Çin’in ham petrol ithalatını keskin biçimde azaltması sayesinde mümkün oldu. Kpler verileri, Çin’in Mayıs ayında ham petrol ithalatının 2016’dan bu yana en düşük düzeyine indiğini ve Rus, Afrika ve Amerika kaynaklı ham petrol arzını Asya pazarlarına saldığını gösterdi; böylece Hindistan’ın Mayıs ayı ham petrol ithalatı günlük yaklaşık 5 milyon varile ulaştı ve bu muhtemelen tarihte kaydedilen en yüksek Mayıs rakamıydı. Hindistan petrol bakanı, ülkenin en kötü senaryoya hazır olduğunu belirtti, ancak analistler Çin’in ithalatındaki azalma olmasaydı Hindistan’ın karşılaşacağı arz sıkışmasının çok daha ağır olacağını düşünmektedir.
Toplumsal Tepki: Taşımacılık Grevleri ve Şoför Protestoları
Hindistan’ın toplumsal tepkisi taşımacılık sektöründeki grevler ve protestolar etrafında yoğunlaştı. Orta Doğu savaşı Hindistan’da benzin ve dizel fiyatlarının bir hafta içinde iki kez artmasına yol açtı ve Delhi Ulusal Başkent Bölgesi’nde ücretler yaklaşık 15 yıldır ayarlanmadığı için şoförler protesto amacıyla üç günlük grev yapmaya karar verdi. Tüm Hindistan Motorlu Taşıt Taşımacılığı Kongresi ve Tüm Hindistan Taşımacılık Birliği ortak cephesine bağlı 68 taşımacılık sendikası bu eyleme katıldı.
Delhi’de bir köyün girişine otomobil çekçeğini park eden ve protestoya katılmak için sabah sekizden itibaren tüm yolcuları reddeden sürücü Siddiqui gazetecilere, günde en az on saat, bazen on ikiden fazla yolcu taşımak için dışarı çıktıklarını, ancak yakıt fiyatları dahil her şeyin arttığını, artmayan tek şeyin ücret olduğunu ve kazandıkları paranın çoğu zaman geçim masraflarını karşılamaya yetmediğini söyledi. Uber için çalışan bir başka sürücü Kapoor ise Uber ve Ola gibi platformların yolcu kapmak için ücretleri her zaman baskıladığını, bir sürücü siparişi kabul ettiği sürece platformun para kazandığını, dolayısıyla sürücülerin yaşayıp yaşamadığını önemsemediklerini belirtti.
27 Mayıs’ta Hindistan motorlu taşıt sürücüleri sendikası üyeleri Bangalore’da bir protesto düzenledi ve bazı katılımcılar Başbakan Modi’nin maskelerini takarak Orta Doğu çatışmasının yol açtığı petrol fiyatı artışı nedeniyle merkezi hükümete karşı slogan attı.
Pakistan: Fiyat Artışından Petrol Vergisi İsyanına
Krizin Derinliği
Kronik döviz sıkıntısı ve Uluslararası Para Fonu programıyla zaten yüklü olan Pakistan, 2026 yakıt şokundan ağır biçimde etkilendi. Hürmüz kapanmasının hemen ardından Pakistan’da benzin fiyatları yüzde 42,7 oranında arttı; bu, bölgedeki en keskin artışlardan biriydi. Hükümet başlangıçta artışın tamamını tüketicilere yansıttı, ancak toplumsal ve siyasi tepki o kadar şiddetli oldu ki fiyatları geri çekmek ve büyük şehirlerde ücretsiz toplu taşıma ilan etmek zorunda kaldı.
Ancak geri çekilmenin yarattığı mali alan son derece sınırlıydı. Kaybedilen geliri telafi etmek ve dış alacaklılarının koşullarını karşılamak için hükümet, tüketiciler için yakıtın efektif maliyetini farklı bir biçimde artıran bir petrol vergisi getirdi. Bu önlem, orijinal fiyat artışından daha büyük bir protesto dalgasını tetikledi.
Toplumsal Tepki: Petrol Vergisine Karşı Ülke Çapında Protestolar
Petrol vergisi protestoları, 2026 krizi sırasında Güney Asya’nın en yaygın toplumsal hareketi haline geldi. Karaçi, Lahor, İslamabad, Peşaver ve Kuetta dahil ülke genelindeki şehirlerde tüccarlar, taşımacılık operatörleri, öğrenciler ve muhalefet partileri güçlerini birleştirdi. Protestocular yolları kapattı, lastik yaktı ve bazı yerlerde polisle çatıştı. Hükümetin vergiyi gerekli bir mali önlem olarak sunma girişimi, çift haneli enflasyon ve durgun ücretlerle zaten mücadele eden bir nüfusu ikna edemedi.
Orijinal fiyat artışına karşı ilk harekete geçen taşımacılık sektörü, protestoların merkezinde kaldı. Kamyon şoförleri ve otobüs operatörleri, yüksek yakıt fiyatları ile petrol vergisinin birleşiminin faaliyetlerini sürdürülemez kıldığını ve ücretsiz toplu taşıma duyurusunun maliyetlerini karşılamadığını savundu.
Politika Tepkisi ve Sınırlılıkları
Pakistan’ın tepkisi, Uluslararası Para Fonu programı altındaki bir ülkenin kısıtlarını yansıttı. Hükümet ne hedeflenmemiş sübvansiyonları sürdürebildi ne de toplumsal huzursuzluğa yol açmadan küresel fiyatları tam olarak yansıtabilirdi. Petrol vergisi bu denklemi çözme girişimiydi, ancak yükü pompa fiyatından vergiye kaydırdı ve kamu bunu derhal fark etti.
Kriz ayrıca Pakistan’ın stratejik yakıt rezervlerinin yokluğunu ve dar bir tedarikçi kümesine bağımlılığını ortaya çıkardı. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden ek tedarik sağlama çabaları bir miktar rahatlama getirdi, ancak yapısal kırılganlık devam etti.
Afganistan: Taliban Yönetimi ve Sıvılaştırılmış Gaz Şoku
Krizin Derinliği
2021’den bu yana Taliban yönetimi altında olan ve uluslararası finans kuruluşlarından büyük ölçüde kopmuş olan Afganistan, 2026 krizine neredeyse hiç mali tampon olmadan girdi. Ülke, rafine yakıtının ve sıvılaştırılmış gazının neredeyse tamamı için ithalata bağımlıdır ve bunun büyük kısmı Pakistan ve İran üzerinden gelmektedir. Hürmüz kapanması bölgesel tedarik zincirlerini bozduğunda Afganistan’da sıvılaştırılmış gaz fiyatları birkaç hafta içinde yüzde 60’ın üzerinde arttı.
Fiyat artışı haneleri doğrudan vurdu, çünkü sıvılaştırılmış gaz Afgan şehirlerinde birincil yemek pişirme yakıtıdır. Kabil, Herat ve Mezar-ı Şerif’te aileler standart bir gaz tüpünün maliyetinin karşılanamaz hale geldiğini bildirdi; bu durum birçok kişiyi iç mekân hava kalitesi ve ormansızlaşma açısından sonuçları olan odun ve kömüre geri dönmeye zorladı.
Toplumsal Tepki ve Taliban’ın Tutumu
Taliban kontrolündeki Afganistan’da açık protesto fiilen imkânsızdır. Toplumsal tepki gayri resmi şikâyetler, azalan tüketim ve alternatif yakıtlara geçiş biçimini aldı. Taliban yetkilileri stokçuluk ve fahiş fiyat uygulamasına karşı sert önlemler alarak stok yaptığı iddia edilen tüccarları tutukladı ve kamuoyuna fiyat kontrolleri duyurdu. Bu önlemlerin etkisi sınırlı kaldı, çünkü altta yatan kıtlık yerel spekülasyondan değil dış arz kesintisinden kaynaklanıyordu.
Kriz, halihazırda azalan uluslararası yardımla karşı karşıya olan bir nüfus üzerindeki insani baskıyı derinleştirdi. Yardım kuruluşları, insani yardım ulaştırmak için yakıt maliyetlerinin keskin biçimde arttığını ve operasyonların daha da kısıtlandığını bildirdi.
Değerlendirme
Afganistan’ın krizi, mali kapasitesi, stratejik rezervi ve uluslararası desteğe erişimi olmayan bir ülkenin aşırı kırılganlığını göstermektedir. Taliban’ın tepkisi, temel nedeni ele alamayan yaptırım önlemleriyle sınırlı kaldı ve yük neredeyse tamamen sıradan hanelerin üzerine bindi.
Sri Lanka: 2022’nin Kalıntıları Üzerinde İkinci Şok
Krizin Derinliği
2022’de kilometrelerce uzanan yakıt kuyrukları ve aylarca süren elektrik kesintileriyle katastrofik bir ekonomik çöküş yaşayan Sri Lanka, 2026 şokuna karşı benzersiz biçimde maruz kaldı. Ülkenin döviz rezervleri kırılgan kalmaya devam etti ve yakıt ithalat faturası kriz sırasında yaklaşık yüzde 150 arttı. Uluslararası Para Fonu ile üzerinde anlaşılan reformları hâlâ uygulayan hükümetin manevra alanı çok azdı.
Fiyat artışları tüketicilere aşamalı olarak yansıtıldı ve devlete ait Seylan Petrol Kurumu ithalat kargoları için akreditif sağlamakta zorlandı. 2022 krizini yaşamış bir nüfus için yakıt kuyruklarının geri dönüşü ve karne uygulaması olasılığı travmatik anıları canlandırdı.
Toplumsal Tepki: Korku ve Çöküşün Hatırası
Sri Lanka’nın toplumsal tepkisi 2022 hatırası tarafından şekillendirildi. Protestoların yaygın ve yüzleşmeci olduğu Pakistan’dan farklı olarak Sri Lanka’da daha ölçülü ancak derinden kaygılı tepkiler görüldü. Taşımacılık sendikaları ve işçi sendikaları tarafından izole protestolar düzenlendi, ancak baskın duygu 2022’nin kuyruklarına ve elektrik kesintilerine dönüş korkusuydu. Birçok hane önleyici olarak tüketimini azaltmaya başladı ve elektrikli araçlar ile bisikletlere talep keskin biçimde arttı.
Hükümetin kamuoyu iletişimi durumun 2022’den farklı olduğunu ve arzın kesilmediğini vurguladı. Ancak bu güvencelerin inandırıcılığı döviz kuru ve enerji ithalat faturası üzerindeki görünür baskıyla sınırlı kaldı.
Politika Tepkisi ve Sınırlılıkları
Sri Lanka’nın tepkisi düşük gelirli haneler için hedefli sübvansiyonları, ek mali alan için Uluslararası Para Fonu ile müzakereleri ve tedarikçileri Hindistan ile Orta Doğu yönünde çeşitlendirme çabalarını birleştirdi. Ülkenin rafineri kapasitesi sınırlıdır, dolayısıyla ithalata yapısal bağımlılık kısa vadede değiştirilemedi.
Değerlendirme
Sri Lanka’nın krizi, yakın zamanda çöküşten çıkan bir ülkenin zayıflamış tamponlar ve yükselmiş toplumsal kaygıyla ikinci bir şokla nasıl karşılaştığını göstermektedir. Büyük ölçekli protestonun yokluğu, zorluğun yokluğu anlamına gelmiyordu ve krizin psikolojik yükü maddi yük kadar önemliydi.
Nepal: Öğrenciler, Ocaklar ve Sıvılaştırılmış Gaz Kıtlığı
Krizin Derinliği
Yakıt ithalatının büyük kısmı için Hindistan’a bağımlı olan karayla çevrili bir ülke olan Nepal, krizden hem fiyat artışları hem de fiziksel kıtlıklar yoluyla etkilendi. Kentsel haneler için birincil yemek pişirme yakıtı olan sıvılaştırılmış petrol gazı, bölgesel tedarik zincirleri sıkıştıkça kıt hale geldi. Devlete ait Nepal Petrol Kurumu arzı sürdürmekte zorlandı ve Katmandu ile diğer şehirlerdeki gaz depolarda uzun kuyruklar oluştu.
Toplumsal Tepki: Sokak Mutfağı Protestosu
Nepal, tüm krizin en çarpıcı sembolik protestolarından birini üretti. Katmandu’da öğrenciler ocaklarını sokağa taşıyarak ve toplum önünde yemek pişirerek sıvılaştırılmış gaz kıtlığını ve bunun günlük yaşam üzerindeki etkisini bilinçli biçimde sergiledi. Sokak mutfağı protestosu sosyal medyada geniş ölçüde paylaşıldı ve krizin soyut bir ekonomik sorun değil, yemek pişirme yakıtı üzerinde günlük bir mücadele olduğu gerçeğine dikkat çekti.
Protesto biçimi anlamlıydı. Barışçıl, sembolik ve siyasi talepler yerine gündelik zorluk etrafında çerçevelenmişti; bu da yetkililerin bunu düzeni bozucu olarak reddetmesini zorlaştırıyordu. Aynı zamanda geniş ölçekli yüzleşmenin risk taşıdığı bir bağlamda faaliyet gösteren bir öğrenci hareketinin yaratıcılığını yansıtıyordu.
Politika Tepkisi ve Sınırlılıkları
Nepal’in tepkisi Hindistan ile ek tedarik müzakerelerini, sıvılaştırılmış petrol gazı için geçici sübvansiyonları ve bölgesel işbirliği çağrılarını içerdi. Ülkenin yakıt için Hindistan’a ve yemek gazı için ithalata yapısal bağımlılığı seçeneklerini sınırladı. Daha yüksek fiyat ödeyen haneler için tazminat sağlanmadı.
Değerlendirme
Nepal’in krizi, sınırlı mali kapasiteye sahip küçük, karayla çevrili bir ekonominin dış şoku hane düzeyinde baş etme ve sembolik protesto yoluyla nasıl emdiğini göstermektedir. Sokak mutfağı protestosu, 2026 krizindeki toplumsal tepki repertuvarına kendine özgü bir katkıydı.
Karşılaştırmalı Değerlendirme: Güney Asya’da Enerji Kırılganlığının Katmanları
İncelenen beş ülke, gelir düzeyi, mali kapasite, siyasi istikrar ve coğrafi konuma göre şekillenen farklı katmanlarda kırılganlık sergiledi.
Birinci Katman: Kurumsal Kapasitesi Olan Büyük İthalat Bağımlısı Ekonomi. Hindistan, yüksek ithalat bağımlılığına rağmen krizin arz boyutunu yönetmek için kurumsal kapasiteye, döviz rezervlerine ve diplomatik erişime sahipti. Uyum yükü, daha yüksek fiyatlar ve grev hareketi yoluyla tüketicilerin, özellikle taşımacılık işçilerinin üzerine bindi.
İkinci Katman: Dış Program Altındaki Kriz Yatkını Ekonomi. Uluslararası Para Fonu programı ve kronik mali zayıflıkla kısıtlanan Pakistan, bölgedeki en yaygın toplumsal huzursuzluğu yaşadı. Tepkisi yükü pompa fiyatlarından vergiye kaydırdı ve daha büyük bir protesto dalgasını tetikledi.
Üçüncü Katman: Uluslararası İzolasyon Altındaki Ekonomi. Taliban yönetimi altında olan ve uluslararası mali destekten kopmuş Afganistan’ın mali tamponu ve stratejik rezervi yoktu. Yük tamamen hanelerin üzerine bindi ve tepki yaptırım önlemleriyle sınırlı kaldı.
Dördüncü Katman: Toparlanmakta Olan Kriz Ekonomisi. 2022 çöküşünün ardından hâlâ kırılgan olan Sri Lanka, zayıflamış tamponlarla ikinci bir şokla karşılaştı. Toplumsal tepki ölçülüydü ancak çöküş hatırası tarafından şekillendirildi.
Beşinci Katman: Karayla Çevrili Küçük Ekonomi. Yakıt için Hindistan’a ve yemek gazı için ithalata bağımlı olan Nepal, şoku hane düzeyinde baş etme ve sembolik protesto yoluyla emdi.
Beş vakanın tamamında ortak bir özellik, uyum yükünü taşıyan haneler ve bağımsız operatörler için anlamlı tazminatın yokluğuydu. Kriz, Güney Asya’nın enerji güvenliği mimarisinin dar bir tedarikçi kümesi ve sınırlı bir rafineri tabanı üzerine oturduğunu ve dış şokların maliyetinin ihtiyaca göre değil devlet ve şirket yapısındaki konuma göre dağıtıldığını ortaya koydu.
Sonuç
2026 yakıt krizi, Güney Asya’nın dış enerji şoklarına yapısal kırılganlığını ortaya çıkardı. Hindistan’ın büyüklüğü ve kurumsal kapasitesi arzı yönetmesine olanak tanıdı ancak tüketicileri fiyat artışlarından koruyamadı ve bedeli taşımacılık işçileri ödedi. Pakistan’ın mali kısıtları bir fiyat şokunu ulusal bir protesto hareketine dönüştürdü. Afganistan’ın izolasyonu haneleri tamamen savunmasız bıraktı. Sri Lanka 2022 travmasını yeniden yaşadı. Nepal yemek gazı kıtlığını sembolik bir sokak protestosuna dönüştürdü.
Kriz, Güney Asya’da enerji güvenliğinin yalnızca çeşitlendirilmiş arz ve genişletilmiş rafineri kapasitesi değil aynı zamanda uyum maliyetini taşıyan haneler ve işçiler için sosyal koruma mekanizmaları gerektirdiğini ortaya koydu. Bu tür mekanizmalar olmadan her dış şok eşitsiz biçimde dağıtılmaya devam edecek ve her kriz mevcut kırılganlık katmanlarını derinleştirecektir.
Kaynaklar
- Dünya Bankası. Nisan 2026. Küresel petrol arzı ve fiyat izleme raporu.
- Uluslararası Enerji Ajansı. Ekim 2026. Küresel yakıt piyasası incelemesi, 2026 krizi.
- Kpler. Haziran 2026. Güney Asya ham petrol ithalat verileri.
- Hindistan Petrol ve Doğal Gaz Bakanlığı. Mayıs 2026. Yakıt fiyat ayarlaması bildirimi.
- Tüm Hindistan Motorlu Taşıt Taşımacılığı Kongresi. Mayıs 2026. Grev duyurusu ve talepler.
- The Hindu. Mayıs 2026. Taşımacılık sendikaları yakıt fiyatları nedeniyle grevde.
- Deccan Herald. Mayıs 2026. Bangalore’da sürücüler petrol fiyatı artışını protesto etti.
- Pakistan Maliye Bakanlığı. Mayıs 2026. Petrol vergisi ve fiyat geri çekme bildirimi.
- Dawn. Haziran 2026. Petrol vergisine karşı ülke çapında protestolar.
- The Express Tribune. Haziran 2026. Taşımacılık operatörleri vergi protestolarına katıldı.
- Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi. Ekim 2026. Afganistan insani durum güncellemesi.
- Tolo News. Eylül 2026. Afgan şehirlerinde sıvılaştırılmış gaz fiyatları yükseldi.
- Seylan Petrol Kurumu. Eylül 2026. Yakıt ithalatı ve fiyatlandırma raporu.
- Daily Mirror Sri Lanka. Eylül 2026. Kriz ortasında yakıt ithalat faturası yükseldi.
- Nepal Petrol Kurumu. Eylül 2026. Sıvılaştırılmış petrol gazı arz raporu.
- The Kathmandu Post. Eylül 2026. Öğrenciler gaz kıtlığı nedeniyle sokak mutfağı protestosu düzenledi.
- Reuters. Eylül 2026. Güney Asya yakıt kriziyle mücadele ediyor.
- Bloomberg. Eylül 2026. Hürmüz kapanması ortasında Hindistan’ın petrol ithalat stratejisi.
- Nikkei Asia. Eylül 2026. Pakistan’ın mali kısıtları yakıt krizini derinleştiriyor.
- South China Morning Post. Eylül 2026. Sri Lanka ikinci enerji şokuyla karşı karşıya.
- Financial Times. Eylül 2026. Hindistan Amerika Birleşik Devletleri’nden ek sıvılaştırılmış petrol gazı sağladı.
- Chatham House. Ekim 2026. Güney Asya’da enerji kırılganlığı.
- Carnegie Endowment for International Peace. Ekim 2026. Güney Asya’da sübvansiyonlar ve istikrar.
- Observer Research Foundation. Ekim 2026. Hürmüz kapanmasının ardından Hindistan’ın enerji güvenliği.
- Institute of South Asian Studies. Ekim 2026. 2026 yakıt krizi ve bölgesel işbirliği.
Sefa Yürükel
Danimarkalı Türk etnograf ve sosyal antropolog (MA)
Aarhus Üniversitesi, 1997
Bağımsız Araştırmacı
Araştırma Alanları: Uluslararası Politika, Kamu Uluslararası Hukuku, Jeopolitik, Sosyoloji, Psikoloji, Kültürel Çalışmalar, Sistemler ve Yapılar.

