25 YILLIK İKTİDARIN FİKRİYAT İFLASI: 3 Y İLE GELENLER, 3 Y’NİN KENDİSİ OLDULAR

25 YILLIK İKTİDARIN FİKRİYAT İFLASI: 3 Y İLE GELENLER, 3 Y’NİN KENDİSİ OLDULAR

3 “Y” SÖZÜ VERDİLER

AKP, 2002’de üç büyük vaatle iktidara geldi: Yasaklar, Yolsuzluk ve Yoksulluk ile mücadele. 25 yıl sonra tablo, o vaadin tam tersine dönmüşse, orada siyasi fikriyat iflas etmiş demektir.

YASAKLARLA GELDİLER YASAKLARIN KENDİSİ OLDULAR

2002’de yasakları kaldıracağız denildi. 2026 Türkiye’sinde gelinen noktada konuşmak, yazmak, eleştirmek, mizah yapmak dahi riskli hale geldi. Hesap soran, eleştiren herkesin anında yaftalandığı bir iklim oluştu. Dün “dış güç” denilen, bugün “hain” denilen bir dil.

Yolsuzlukla mücadele diyenler, yolsuzluk algısını yerleşik hale getirdiler.

25 yılın sonunda karne baştan sona zayıflarla dolu.

Kamuoyuna yansıyan son fon vurgunu ile öncesinin lüks yaşam ve şatafat görüntüleri, bu kesimin kendi tabanına anlattığı “dava, helal lokma, tevazu” söylemi ile taban tabana zıttı. Çeşme akarken testiyi dolduralımın çok ötesine geçtiler. Ne var ne yok hepsi bizim olsun çırpınışlarıyla örtüşen yaşamları şaşkınlık yaratıyor. El insaf, pes dedirtiyor!. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarıyla aralarındaki makas açılmadı uçurum var.

Bu noktada en çok konuşulan mesele nesiller arası aktarım: Çocuklar gördüğünü yapıyor. Babalar bir yandan dava anlatırken, diğer yandan çocuklarının tartışmalı işlerinin etrafında kalkan olmaya çalışıyor gibi bir algı oluşuyor. Fiilin öncü failleri kim sorusu, bu yüzden babalara dönüyor.

Şeffaf, açık, aleni, hesap verilebilir bir yapı kurulamadı. Hukukun üstünlüğü tartışmalı.

Yoksullukla mücadele diye geldiler, yoksulluğu yöneten bir düzen kurdular

Yoksulluk bitirilmedi, idare edilir hale getirildi. Milyonlarca vatandaş sosyal yardıma bağımlı hale geldi. Yardımın kesileceği korkusuyla oy veren geniş bir kitle oluştu. Piramidin tepesindeki %30’luk kesimin lüksü artarken, yoksulluk tabana yayıldı.

YALNIZCA SİYASİ FİKRİYAT DEĞİL SİYASAL İSLAMCI İDEOLOJİ ÇÖKTÜ

Bu sadece bir parti fikriyatının iflası değil, 25 yıl gibi kısa bir sürede siyasal İslamcı ideolojinin çöküşüdür.

İslamcı ideoloji kendini ne üzerine kurmuştu? Atatürkçülük karşıtlığı, Cumhuriyet karşıtlığı ve kapsayıcı, kuşatıcı Türk milleti tanımı karşıtlığı üzerine.

25 yıl boyunca devletin tüm imkanları ellerindeydi. Sonuç ne oldu? Kendi ideolojilerini çökertirken, istemeden de olsa Atatürk’ün fikirlerini, eseri olan Cumhuriyeti ve Türk milleti tanımını yücelttiler. Çünkü toplum neyin kalıcı, neyin geçici olduğunu 25 yılda tecrübe etti. İslamcı fikriyatı savunanlar ideolojilerinin yaşam pratiğiyle uyuşmadığını gördü. Kültürel kodlarındaki yozlaşmanın ideolojik fikriyattan kaynaklandığını idrak ettiler.

TOPLUMA ANLATACAK HİKAYELERİ KALMADI

Dava dedikleri neydi? Haram yememek, kul hakkına dokunmamak, kimsesizlerin kimsesi olmaktı. Bugün dava neye dönüştü? Hesap vermemek için kullanılan bir kalkana.

Bugün tıkanmışlığın odak noktası hesap verme gününü öteleyerek unutturmak.

25 yıl önce 3 Y ile mücadele diye gelen bir hareket, 25 yıl sonra 3 Y’nin kendisi olarak anılıyorsa, orada fikriyat, ideoloji bitmiştir. Geriye sadece tırnaklarla tutunulan koltuklar, o koltukların sağladığı prestij, imtiyaz ve o imtiyazı kaybetme korkusu kalmıştır.

Bu iflası ilan eden içlerinden çıkan az sayıda düşün insanı kalmıştır. Çünkü bu iktidarın artık topluma verecek ideolojik bir mesajı, anlatacak bir hikayesi, göstereceği bir hedefi kalmamıştır.

Sevgiyle ve saygıyla

Sevginaz Hamevioğlu

Bunlara da bir göz atın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir