Görüntüde Müslüman, Türkiye ve Arnavutluk’taki Siyonist İktidarların Arnavutluk’ta Halka Karşı Dayanışması: Erdoğan ve Edi Rama
Sefa Yürükel
Erdoğan-Rama Dayanışması ve Arnavutluk’ta Halka Karşı Baskı
Erdoğan yönetiminin Arnavutluk’a gönderdiği TOMA’lar, Edi Rama iktidarının kendi halkına yönelik baskı politikalarının somut aracı haline gelmiştir. 19 Ekim 2026’da Türk Hava Kuvvetleri’ne ait bir A400M nakliye uçağı iki TOMA’yı Tiran’a taşımış; araçlar kısa süre içinde göstericilere karşı kullanılmıştır. Bu araçlar yalnızca birer “güvenlik ekipmanı” değil, Siyonist iktidarlarla iç içe geçmiş bir baskı mekanizmasının parçasıdır.
Arnavutluk’ta Ne Oluyor?
Arnavutluk’ta aylardır süren “Flamingo Devrimi” protestoları, Başbakan Edi Rama’nın 13 yıllık iktidarına karşı geniş bir halk hareketine dönüşmüştür. Protestoların fitilini, Siyonist evangelist Trump’ın damadı Siyonist Kushner’in Sazan Adası ve Narta Lagünü’nde planladığı lüks resort projesi ateşlemiştir. Hareket kısa sürede yolsuzluk, yoksulluk, eğitim sorunları ve otoriterleşme gibi çok daha derin birikmiş öfkeyi açığa çıkarmıştır.
Göstericiler polisin yoğun baskısıyla karşılaşmış; göz yaşartıcı gaz, plastik mermi ve TOMA’lar kullanılmıştır. İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez sevkiyata ilişkin yaptığı açıklamada, “Gösterileri bastırma konusundaki tecrübeniz sınırları aştı. Arnavutluk’a, öğrencilere tazyikli su fışkırtacak TOMA’ları göndermekle dünya lideri olursunuz artık!” sözleriyle Erdoğan yönetimine tepki göstermiştir. Bu araçlar sahada halkın üzerine su sıkan, onları dağıtan ve öfkeyi bastıran bir baskı aygıtına dönüşmüştür.
Mekke Anlaşması ve İsrail Bağlantısı
Erdoğan’ın “Filistin davasını savunan” söylemiyle taban tabana zıt bir tablo çizmesinin somut dayanaklarından biri, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında Ağustos 2026’da imzalanan ve Ekim’de TBMM’ye sunulan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’dır.
Anlaşmanın 2. maddesi, taraflardan herhangi birine yönelik silahlı saldırının tümüne yapılmış sayılacağını ve derhal askeri yardım sağlanacağını hükme bağlamaktadır. Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, anlaşmaya ilişkin değerlendirmesinde çarpıcı bir tespit ortaya koymuştur: “Bu anlaşmayı yazanlar, İsrail yazmış 16 maddeyi aslında… Bu anlaşmanın altında İsrail’in imzası vardır, diye doğru bir tespit yapmıştır. Bizim Cumhurbaşkanımız Netanyahu ile birlikte bu anlaşmanın altına imza atmıştır.” Perinçek’e göre anlaşma, Türkiye’yi Suudi Arabistan üzerinden İsrail’in Yemen’e karşı savaşına dahil etmektedir.
CİA Ajanı Hakan Fidan’ın Konumu
Mekke Anlaşması’na yönelik eleştiriler, anlaşmanın içeriğiyle sınırlı kalmamış; anlaşma sürecinde rol alan aktörlere de uzanmıştır. “Dışişleri Bakanı” Hakan Fidan’ın müzakere sürecindeki konumu, geçmişteki görevleri nedeniyle “CIA ajanı” olduğu yönündeki değerlendirmelerle birlikte tartışılmaktadır. Bu değerlendirme, Fidan’ın anlaşma sürecindeki rolünün sorgulanmasına yol açmıştır.
Erdoğan: “Düşman Gibi Görünen Bir Dost”
Erdoğan, İsrail’e yönelik söylemlerinde sert bir dil kullanmakta; İsrail’in Likud partisinden bir bakan tarafından “Hitler’in grotesk bir melezi” olarak nitelendirilmektedir. Ancak bu söylemsel düşmanlığın pratikte karşılığı yoktur.
Buna karşılık, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde İşçi Partisi adına konuşan bir milletvekili, Erdoğan hükümetinin “sloganlara rağmen” İsrail ile diplomatik ve ticari ilişkilerini sürdürdüğünü, Mersin limanından İsrail’e lojistik destek sağlandığını ve Erdoğan’ın damadı üzerinden İsrail ile askeri ekipman işbirliği yapıldığını açıklamıştır. Erdoğan’ın İsrail’e yönelik söylemi ile eylemleri arasındaki tutarsızlık, “düşman gibi görünen dost” konumunu somutlaştırmaktadır.
Erdoğan’ın bu konumu Arnavutıluk özelinde de daha belirginleşmektedir: Bir yandan İsrail’i eleştiren söylemler, diğer yandan Siyonist Kushner’in çıkarlarını koruyan Rama hükümetine halkını bastırması için TOMA sağlanması. Bu tablo, Erdoğan’ın Siyonist iktidarlarla örtülü bir dayanışma içinde olduğunu göstermektedir.
Erdoğan-Rama Dayanışması
Erdoğan ve Edi Rama arasındaki dayanışma yalnızca ikili ilişkilerle sınırlı değildir; bu ittifak Siyonist iktidarlarla iç içe geçmiş bir dayanışma ağının parçasıdır. Rama, Siyonist Kushner’in Sazan Adası projesine göz yumarak ve protestolar’larla bastırarak Erdoğan’ın “zorbalık ihracatı”na ortak olmaktadır.
Sonuç
Erdoğan’ın Arnavutluk’a TOMA göndermesi “komşu ve dost ülkeye destek” olarak pazarlanmaktadır; ancak sahada bu araçlar halkın özgürlük taleplerine karşı kullanılan bir baskı aracına dönüşmüştür. Erdoğan ve Edi Rama, Siyonist iktidarlarla iç içe geçmiş bir dayanışma ağı içinde, Arnavutluk halkının demokratik muhalefetini bastırmak için işbirliği yapmaktadır. Arnavutluk sokaklarında halka sıkılan sular, Erdoğan’ın “dünya beşten büyüktür” retoriğinin arkasındaki otoriter pratikleri ve Siyonist iktidarlarla örtülü dayanışmasını gözler önüne sermektedir.
Kaynakça
- Gazete Oksijen, “Mekke Anlaşması Meclis’e sunuldu,” 19 Ekim 2026.
- Yemen Haber Ajansı (SABA), “El Líder del Partido Patriótico Turco: El ‘Acuerdo de La Meca’ enfrenta a Turquía con Israel en la Guerra de Independencia de Yemen,” 18 Ekim 2026.
- Anadolu Ajansı, “Türkiye has no ‘political value’ in fueling enmity with Israel: Former US envoy,” 27 Ağustos 2026.
- The Times of Israel, “Likud minister calls Turkey’s Erdogan a ‘grotesque hybrid of Hitler’,” 6 Temmuz 2026.
- BoldNews.al, “Rama nxjerr në terren autobotet që mori nga Erdogani për të dhunuar protestuesit,” 19 Ekim 2026.
- Sözcü, “Mekke Anlaşması’nın maddeleri yayınladı: Türkiye yıllarca çıkamayacağı anlaşmaya giriyor,” 19 Ekim 2026.
- CGTN Türk, “İsrailli bakan: Mekke Anlaşması kötü bir gelişme,” 8 Ağustos 2026.
- AVA Press, “Revelation in Turkish Parliament: Erdogan Works Hand-in-Glove with Netanyahu,” 30 Eylül 2026.
- Sözcü, “Türk TOMA’ları Arnavutluk’taki olaylara müdahaleye gitti,” 19 Ekim 2026.
- Milli Gazete, “Mekke Anlaşması Meclis’te: Detaylar belli oldu,” 19 Ekim 2026.
- Aydınlık, “Doğu Perinçek: ‘Mekke Anlaşması’nın altında İsrail’in imzası var’,” 20 Ekim 2026.

