Muhalefet yönetimleri eleştirel yaklaşımla denetleyen meşru bir güçtür. Yönetimler arabayı kullanır, muhalefet frendir. İsmail Bey Gaspıralı Türk milletinin cehaletine “Dilde, Fikirde, İşte Birlik” manifestosuyla muhalefet etti.
Bilgili ve cesur muhalefet gemiyi batırmamak adına yönetimi eleştirir, delikleri ve kapatma yollarını gösterir.
Bu yazı, Kırım Tatar Türklerinin Türkiye’deki en köklü sivil toplum yapıları olan KTKYD; KV; EM’nın mevcut durumunu ele almak amacıyla kaleme alınmıştır. Amacımız polemik yaratmak değil kurumsal kimliğin günümüze ve geleceğe bütün olarak taşınabilmesi ve hizmet üretir hale getirmektir. 1950’lerde 3-5 idealistin kurduğu yapılar bugün milyon liralık bütçesi olan, dernek ve vakıf statüsünde dev kurumlara dönüşmüştür. Ancak tüzüklerimiz hala 1950 mantığındadır. Amacımız Türkiye’deki Kırım STK’larının ayakta kalacak kurumsal yapılara kavuşmasıdır.
Sivil toplum örgütleri STK’lar tarihsel vicdanı yükümlülüklerinin idrakiyle hareket etmelidir. Kırım davasını önemini kaybetme noktasına getiren dernek ve vakıf yönetimlerine yönelik eleştiriler üzerine bazı hareketlenmeler başladı. Başkan ve bir kısım yönetim kurulu üyelerinin yıpranan imajını onarma gayreti gözlense de umut verici bir gelişme. Demek ki muhalefet görevini yapıyor.
Siyaset biliminde adı” Feodal Mikro-Milliyetçilik “olan “Küçük Olsun Benim Olsun” sendromundan kurtulmak şarttır. Yoksa Kırım davası en zor durumunda ve en çok ihtiyaç olduğu dönemde kaybettiği toplum desteğine tekrar kavuşamaz.
KIRIM TÜRKLERİ KÜLTÜR VE YARDIMLAŞMA DERNEĞİ (KTKYD):
1955 yılında Cafer Seydahmet Kırımer’in öncülüğünde kuruldu. İlk genel başkan Ahmet Temir. 1992 yılında Bakanlar Kurulu kararı ile Kamuya Yararlı Dernek statüsü aldı. Yönetiminde olmaktan onur ve gurur duyduğum Kırım’da ve Türkiye’de olağanüstü hizmetlere ve mal varlığı edinimine birlikte imza attığımız Dr. Ahmet İhsan Kırımlı (1987-2011) döneminde genel başkanlık yapmıştır.
Bugün dernek ve Kırım vakfının kullandığı ve kuruluş amacına uygun olmayan biçimde gelir elde ettiği mülkler (Keçiören ve Mürsel Uluç mahallesi, Polatlı Toydemir köyündeki Kırım Hatıra Ormanı) ile külliyatlı nakit para o dönem yönetiminin kazanımıdır. Yazımızda; her dönem aynı isimlerin genel başkan veya yönetim kurulu/denetim kurulu üyesi olarak görev aldığının/verildiğinin ispatı için ilk ve son dönem yeterli olacaktır.
KTKYD kamuoyuna açık sitesi ile Kırım Haber Ajansı haberlerine göre QHA(2021-2026 Olağan genel kurul) KTKYD başkanı Mükremin Şahin genel başkan, vekili Namık Kemal Bayar, genel muhasip Sinan Gündemir, genel veznedar Tuncay Kalkay, üyeler arasında Tuncer Kalkay’ı görüyoruz. Halen yönetim kurulundaki değişmeyen isimlere genel başkan vekili olarak İsmet Yüksel’in katıldığını görüyoruz.
Yapılan incelemede kararı alan ve kararı denetleyenlerin aynı kişiler olduğu tespit edilmiştir. Dernekte alınan bir kararı fonlama, vakıfta alınan bir kararı dernekte meşrulaştırma imkânı doğmuştur.
Geçmişte dernek halen vakfın başkanlığını yapan Tuncer ile Muhasip/Veznedar Tuncay Kalkay’ın kardeş olması kritik noktadır. STK’larda gerçek güç, para giriş ve çıkışını tutan, makbuz kesen, bankadaki hesapları tutan kişidir. İki ayrı tüzel kişiliğin kasası aynı iki kişinin elindeyse, o iki yapı hukuken ayrı, fiilen tek kasadır. İbra eden yönetim kurulu üyeleri ile ibra edilen muhasibin kan akrabalığı kendi kendini ibra etmektir.
Aynı TC’li kişinin iki ayrı yerde imza yetkilisi olması yasak değildir lakin denetim raporunda “Çıkar Çatışması” şerhi gerektirir. Böyle bir şerh varmı dır? Dernekten vakfa, Vakıftan derneğe para transferi yapanlar ile transferi muhasebeleştirenin aynı ağın içinde olması İç Denetimi işlevsiz ve geçersiz kılar.
Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Vakfı KV:
KV 1989 yılında KTKYD mal varlığını yönetmek için kurulmuştur. Ankara Çankaya’da KTKYD genel merkezi ile aynı binada faaliyet göstermektedir. Bugün KV ciddi mal varlığı ile bir kültür projeleri vakfıdır. 1999 yılında Dr. Ahmet İhsan Kırımlı yönetimi tarafından kurulmuştur. İlk genel başkanıdır.
Vakıf tüzüğüne göre yönetim 3 kişiden (başkan, yardımcısı muhasip üye) oluşur ve Mütevelli heyeti tarafından 2 yıllığına seçilir. KV sayfasında 9 Mayıs 2026 tarihinde başkan Tuncer Kalkay, muhasip Tuncay Kalkay (10 Mayıs 2025 tarihindeki genel kurulda,“vakfın denetim kurulu raporu vakıf muhasibimiz Tuncay Kalkay tarafından okunmuştur.) şeklindeki beyanı derneğin sayfasındadır. Başkan vekili Av. Uğur Yaşar Uygun, üyelerin Mükremin Şahin, Prof. Dr. Enver Aydoğan, Ömer Özel, İsmet Yüksel’den, Denetim Kurulunun Hakan Kırımlı, Ümit Yüksel, Oya Deniz Çongar Şahin’den oluşturulduğu görülmüştür. KTKYD başkanı KV yönetim kurulu üyesi Mükremin Şahin’in eşi Oya Deniz Congar Şahin’in denetlemiş olması daoldukça dikkat çekici.
KV’da KTKYD başkan ve yönetimiyle paralel isimlere yer verilmiş. Dernekten Vakfa menkul ve gayrimenkul devri sanki aynı kişilerin bir cebinden diğer cebine aktarılmış gibi duruyor.
KTKYD MAL VARLIĞI KV’NA NASIL AKTARILDI
Derneğin mal varlığının Vakfa devri, 5253 sayılı Dernekler Kanunu DK 15 ve Türk Medeni Kanunu 101’e göre yapılmalı. Bağış olarak devrinde Genel Kurul Kararı yanında, bağışın amaca uygunluğu, bağışın kime yapıldığı şartlarının gerçekleştirilmesi ve uyulması şart. Bağışın amaca uygunluğu ve amaca uygun kullanımı şarttır. Amaca uygun kullanılmaması “Dernek malını vakıf üzerinden kendine bağlama “olarak görülür.Buna Hukukta “Muvazaalı bağış” denir. Kâğıt üstünde legal vicdanlarda illegal.
Derneğin mülkü olan binalar ve daireler derneğin yöneticilerinin kurduğu ve mütevelli heyetinde yine kendilerinin olduğu bir vakfa bağışlandıysa hukuken yanlışlıklar vardır. Buna hukukta “Kendine Bağış” denir. En ağır usulsüzlüktür. Genel kuruldan yetki alınarak yapılması gereken devir işleminde 5253 sayılı DK Md10, MK Md 81. Medeni kanun uygulanır. “Yöneticisi olduğun vakfa bedelsiz vermezsin. Burada iki tarafta sensin hem veren hem alan, taraf ve temsilci aynı kişi olamaz.” der. Devirde bedel tespiti yapılmış mıdır, yapıldıysa miktarı nedir?
Vakıflar genel müdürlüğüne göre kanunlara ve belli usullere uyulmadan yapılan devir, “Derneğin malını vakfa aktarmak denetimi azaltmak “anlamına gelir. Bu işlem “Denetimden kaçırma” olarak yorumlanır, doğrudan soruşturma açar. 5737 sayılı Vakıflar Kanunundaki devir şartlarına da uyulmadığında hukukta “Örtülü Mülkiyet Aktarımı” kapsamına girer.
TMK’da, “vakıf mal varlığı amacını gerçekleştiremeyecek kadar erirse dağılmış sayılır” hükmü yer almaktadır. Tunay Kalkay’ın okuduğu denetim raporunda “yeterli mal” şartını sağlayıp sağlamadığı hususu kritik ifadeler içermektedir. Maddi inceleme gerektirir.
Dernek yöneticileri derneğin malını korumakla görevlidir. Korumuyorsa güveni kötüye kullanmaktadır. Hapis cezası istenir. Tapuda “İvazsız bağış” yazıyorsa ve bedel “0” ise, Veraset ve İntikalvergisi yatırıldı mı, ödendi mi, makbuz nerede soruları gelir.
Emel Vakfı EV: EV sıradan bir vakıf değildir. Müstecip Ülküsal’ın 1930’da Romanya’da başlattığı Emel davasının kuruluş amacına uygun yeterli hizmet vermediği endişesi yabana atılır gibi değil. 31 kurucu üye ile kurulan vakfın ilk mütevelli heyetinde Müstecip Ülküsal, İsmail Otar, Safiye Nezetli, Niyazi Elitok, Ünsal Aktaş, Zafer Karatay, Serdar Karatay, Mükremin Şahin’in üye olduğu bilgisine vakfın sayfasında yer verilmiştir. 1986 yılında vakıf senedinin mahkemece tesciliyle kurulmuştur.
Vakfın 1992 yılından bugüne başkanlık koltuğunda Zafer Karatay oturuyor. Eşi Neşe Sarısoy Karatay, “Zafer Karatay ile çalışmalarımız 1993 yılında başladı.” derken, TRT’de ortak imzayla hazırladıkları belgeselleri mi kastediyor yanı sıra mesleki ortaklığı Emel vakfı bünyesine taşıdıklarını mı ima ediyor net değil!
Bu durum hukuken suç değil, ancak vakıf sosyolojisi açısından “Çift Çekirdekli Patronaj” riskini doğurur. Vakıf yönetimi ve geleceği hakkındaki kararların tüzüğe göre değil 33 yıllık karı-koca ilişkisine dayalı ortak akılla mı alınıyor endişesi oluşuyor. Çift çekirdekli patronaj ağı araştırılmalı.
EV’na 60 yıldır Kırım’da ve Türkiye’de bağışlanan menkul ve gayrimenkuller neredeler de kullanılıyor, bu emanetler nasıl denetleniyor, Emel gibi manevi değeri yüksek bir vakfın denetim raporları neden her yıl kamuoyuna aktarılmıyor? Soruları cevap bekliyor. Yapılan bağışlar ve harcamalar tek tek yazılarak her yıl “Türkiye Bağış Raporu” yayınlanmalı. Şeffaflık ilkesi güveni gösterir, yeni bağışların önünü açar. Sessizlik şüpheyi büyütür.
Her iki vakıfta da kültür üretimi başkan ve yönetimlerin reklamı dışında yok denecek kadar az olduğu görülüyor. Kırım Vakfında dışa açık etkinlik göreceli olarak daha fazla.
Her iki vakıfta da gücü ölene kadar elinde tutma isteği para kadar tatlı olabilir, bilemiyoruz. Ancak “Emel ve Kırım Vakfı başkanıyım” etiketinin siyaset, bürokrasi, dış temsilciliklerde kapı açma potansiyeli prestijdir. VGM tarafından “Neden yıllardır buradasın” sorusu sorulmadığı sürece sistem kendini kilitliyor.
39 YILIN SOSYOLOJİSİNDE ÇİFT ÇEKİRDEKLİ PATRONAJ SİSTEMİ VE KURGUSAL AKRABALIK.
Her 3 STK yapılanmasında Sosyolojide “Çift çekirdekli patronaj ağı” ile “Kurgusal akrabalık ve Örtüşen yönetim kurulu” şeklinde adlandırılan yapılanmalar mevcut. Burada “Akraba” ilişkisini sadece biyolojik anlamda kullanmıyoruz. Sosyolojide adı “Kurgusal Akrabalık” olan kavram kan bağı olmadan uzun süreli birliktelik sonucu oluşan akrabalık hissini anlatır. Aynı kurumda 40 yıla varan süre birlikte görev yapan kişiler artık mesai arkadaşı değildir. Akraba seviyesinde arkadaş olmuştur.
Kitle yeteneğe ve beceriye göre değil, çekirdeklere yakınlığa göre kümeleniyor. Sistemi üretim ve hizmetten uzaklaştıran bu yapı sistemi riskli hale getirip, yapıyı tamamen bozuyor. Yönetim ve denetim gücünü elinde bulunduranların kendi ifadeleriyle 40 yılları bulan süre ve sonrasında da oturduğu koltuktan kalkmama ihtirasına yol açıyor.
Yapılan eleştiriler şahıslardan ziyade sisteme. Kırım davası dernek ve vakıfların, bir ailenin, uzak yakın akrabaların ortak çevre ve eş olmanın getirdiği kesintisiz diyaloguna mı yaslanmalı, yoksa kurumsallaşıp o emeği aşmalı mı?
Sorun Tüzüğe göre karar verilmesi gereken yerde, çift çekirdekli patronaj, örtüşen yönetim kurulları ve kurgusal akrabalığa göre karar verilme endişesidir. Objektif kriter yerini sadakate bırakır. Dernekler Kanunu Madde 9/g sadece kan veya kurgusal akrabalığı değil, bağımsız denetim ilkesini korur. Risk kurgusal akrabalığın körlüğündedir.
Riski bitirmenin yolu tüzüğe “Soğuma Süresi” koymaktır. Aynı görevde 2 dönem kalan kişi, en az iki dönem ara vermeden tekrar aday olmamalı. Aynı masada 10 yıldan fazla oturanlar kurgusal akraba sayılır biri dernekte diğeri vakıfta görev alamaz, muhasebeci, veznedar ve bağımsız denetçi olamaz.
KIRIM STK’LARI NASIL SİYASİLEŞTİ?
KTKYD, KV ve EV özünde Sosyo-Kültürel yapılar iken 2022 yılında Ukrayna’nın işgalinden sonra fiilen siyasi yapı haline getirildi.
1- Tüzükte “Derneğin amacı; Türkiye’de yaşayan Kırım Türkleri arasında yardımlaşmayı sağlamak, Kırım Tatar kültürünü, dilini, adet ve geleneklerini yaşatmak ve gelecek kuşaklara aktarmak. Ana omurga kültürdür siyaset değil.
2- Kırım Haber Ajansı (QHA) haberlerine göre; Kırım STK’ları, Kırım Tatar Milli Kurultayı ve merkezi Kiev’de olan Kırım Milli Meclisi’nin kararları doğrultusunda ortak veya bağımsız projeler yürütüyor. KTMM siyasi bir yapıdır.
3- 12 Eylül 2026 toplantısında, “Rus Propaganda Faaliyetleri ile Dünya Kırım Tatar Kongresi hazırlıkları” konuşulmuş. Bu doğrudan siyasi faaliyettir.
4- “Türkiye’deki Kırım Tatar Teşkilatları Platformu”nun amacı “Kırım’daki insan hakları ihlallerini dünyaya duyurmak.” Bu da lobiciliktir.
Tüzük 1960’ların folklor derneği mantığı ve diliyle yazılmış ve öylece kalmıştır. “MİLLİ HAK” kavramı bile yoktur. Kamu yararına dernek statüsünü kaybetmeden siyasi duruma göre Tüzük değişikliği yapılmalıdır.
ORTAK HASTALIK: KURUM = BAŞKAN
KTMM, KTKYD, KV, EV hepsinin ortak hastalığı “Kurum yöneticisi ile kurumun kendisinin aynı kişi olması.” Dernek = Başkan Başkan=Dernek, Vakıf = Başkan Başkan=Vakıf olmuş.
Başkanların değişmesi, çekirdek kadronun onayı dışında bir ismin başkan, yönetim kurulu üyesi olması zor. Kurumsallaşma olmadığından genel kurullar 20-30 kişiyle yapılıyor. Gençlik kolu formalite veya yok. Aidiyet duygusunu arama.
ŞEFFAFLIK NEREDE?
5253 sayılı Dernekler Kanunu Md.32 ve Dernekler Yönetmeliği Md.83’e göre KTKYD Mali Tabloları incelendi. Kırım ve Emel Vakfı sayfasında Mali tablolar görülemediğinden, bilgi isteme yazısı iletildiği halde ibraz edilmediğinden 5737 sayılı Vakıflar Kanunu’na göre analiz yapılamamıştır.
KTKYD, KV, EV her yıl mart ayı sonuna kadar DERBİS üzerinden yıllık beyanname vermek zorunda. Beyannamede gelir-gider tablosu, bilanço, personel sayısı, taşınmazlar olmalı. Kamu yararı gözetilerek, açıklık, alenilik ve hesap verilebilirlik ilkesine göre faaliyet ve denetim raporlarının web sitesinde yayınlanması gerekir/beklenir. VK Taslak Madde 19/A ve 5737 Md.31’e göre bu durum şeffaflık ilkesi gereğidir.
http://kirimdernegi.org.trsitesinde bulunmayan (2025 yılı) vatsap üzerinden gönderilmiştir. http://kirimvakfi.org.tr ve http://emelvakfi.org.tr’de yeterli bilgi bulunamamış, bilgi istendiği halde cevap verilmemiştir.
Yıllık bütçelerinin en az %70’i doğrudan vakıf senedindeki amaca (burs, yayın, arşiv, Emel dergisi) harcanması gerekiyor. Temsil, ağırlama, protokol ve seyahat giderleri %10’u geçemez. Kaç kişiye ne kadar burs verildi, kaç kitap basıldı, basılan kitapların yazarı kim, kimin reklamı için basıldı, çekilen belgeseller için TRT dışında maddi kaynak kullanıldı mı, para ve mülk bağışçıları sayısı, ne şekilde değerlendirildi, irat ve gelirler vakfın kayıtlarına alındı mı, başkan üzerinde para ve mülk var mı, arşiv masrafı ne kadar? gibi sorular taraflara sorulamadığından cevapsız kalmıştır. Bilgi vermekten imtina etme nedenlerinin dikkatle araştırılması gerekir.
ÇÖZÜM YENİ TÜZÜK VE SİSTEM DEĞİŞİKLİĞİNDE
A-Tüzüğün amacı Kırımın işgal ve ilhak durumuna göre yeniden düzenlenmelidir.
B-Kurumsal iletişim şahsi hesaplardan değil kurumsal hesaplardan yapılmalı. Kurumun kendisi yerine yöneticiler ön plana çıkarılmamalıdır.
C- Yıllık faaliyet ve mali raporlar (bilanço ve gelir-gider tabloları) web sitesinde yayınlanmalı.5737 sayılı kanun gereği dernek ve vakıf mal varlıkları tahsis amacı dışında kullanılmamalıdır.
D- Çift çekirdek etrafında iç içe geçmiş halkalı yapının şeffaflaştırılarak, kontrol ve çıkarlar gözetilerek yönetimlerin oluşturulması, patronajın bitirilmesi şarttır.
E- Dernek yönetimine dönem sınırı getirilmeli. Aynı kişi en fazla 2 dönem üst üste başkanlık yapmalı. Vakıf Mütevelli heyeti, “Başkanlık en fazla 2 dönem (6) yıl yapılır.” kararını alarak bu sorunu /kronik hastalığı çözebilir.
F- Aynı kişiler aynı dönemlerde dernek ve vakıflarda yönetim veya denetim görevi almamalı. Aile, akraba, kurgusal akrabalık dahil son verilmelidir.
G- Dernek ve vakıflarda birinci derece akrabalar aynı dönemde görev almamalı. 10 yıldan fazla birlikte görev yapmış kişiler kurgusal akraba sayılmalı ve soğuma süresine tabi tutulmalıdır. Kırım STK’ları hiç kimsenin aile mirası değildir.
H- Yönetim kurullarında %30 gençlik kotası olmalı. Gençler tarafından seçilmeli, atama olmamalı. Vitrindeki üyeler yalnızca sistemin faal figürleri olmamalı.
Kitleyi, şubeleri figürlere değil tüzüğe bağlamak gerekir. Halkalar kırılmadan Kırım davası mevcut şartlara cevap veremez, büyüyemez.
Sevgiyle ve saygıyla
Sevginaz Hamevioğlu

