DİKKAT TEHLİKE BÜYÜK

Yapılan her ne varsa Türkleri yok etmek üzerine ATATÜRK’ÜN İSMİNDEN GÜÇ DEVŞİRENLER “Bir an önce çağrıma kulak verin Şemsiye altına toplanın

Son yıllarda ilginç bir manzarayla karşı karşıyayız. Bazı insanlar, Atatürk’ün f ikirlerini anlatmak yerine onun adına konuşmaya, onun adına mesaj vermeye, onun adına görev dağıtmaya başlamış durumdalar.

Kimi bir rüyasını anlatıyor. Kimi birtakım işaretler gördüğünü söylüyor. Kimi Atatürk’ün kendisine görev verdiğini ima ediyor. Kimi de kendisini, millet ile Atatürk arasında özel bir köprü gibi göstermeye çalışıyor.

Daha da düşündürücü olan ise, bu kişilerin etrafında oluşan kalabalıkların bunu sorgulamadan kabul etmesidir.

Oysa Atatürk’ün hayatına baktığımızda gördüğümüz şey bunun tam tersidir. Atatürk hiçbir zaman mistik bir lider olmaya çalışmadı. Kendisine kutsallık yüklenmesini istemedi. Kendisinin olağanüstü güçlerle donatılmış bir insan olduğu düşüncesini reddetti.

Onu çocukluğundan beri tanıyan Nuri Conker’in yanında, kendisine yapılan abartılı övgüler karşısında gösterdiği tavır bunun en açık kanıtıdır. Çünkü Atatürk, kendisini insanüstü göstermeye çalışanlara karşı çocukluk arkadaşını konuşturmuş ve ardından şu tarihi cevabı vermiştir: “Bana insanlar üstünde bir doğuş atfetmeye kalkışmayınız. Benim hayattaki yegâne övünç kaynağım ve servetim Türk olarak doğmuş olmamdır.” Bu sözün üzerinden geçen bunca yıla rağmen hâlâ Atatürk adına gizem üretenler, sırlar anlatanlar, manevi görevler dağıtanlar ve kendilerini özel seçilmiş kişiler gibi göstermeye çalışanlar varsa, ortada ciddi bir çelişki vardır. Çünkü Atatürk’ü anlamış bir insan, onun adına keramet üretmez.

Bu sözün üzerinden geçen bunca yıla rağmen hâlâ Atatürk adına gizem üretenler, sırlar anlatanlar, manevi görevler dağıtanlar ve kendilerini özel seçilmiş kişiler gibi göstermeye çalışanlar varsa, ortada ciddi bir çelişki vardır.

Çünkü Atatürk’ü anlamış bir insan, onun adına keramet üretmez. Atatürk’ü anlamış bir insan, onun adına hikâyeler pazarlamaz. Atatürk’ü anlamış bir insan, kendisini milletin önüne koymaz. Atatürk’ü anlamış bir insan, onun arkasına saklanarak kendisine makam oluşturmaz.

Gerçek şu ki; Atatürk’ün büyüklüğü gizemli hikâyelerde değil, akla verdiği değerdedir. Onun mirası sırlar değil bilimdir. Onun mirası mistisizm değil düşüncedir. Onun mirası seçilmiş insanlar değil, bilinçli vatandaşlardır. Atatürk’ün adını kullanarak kendisine makam oluşturanların ortak bir özelliği vardır: Hepsi Atatürk’ten söz eder ama aslında kendilerini anlatırlar.

Bir süre sonra mesele Atatürk olmaktan çıkar. Mesele; takipçi kazanmak, etki alanı oluşturmak, siyasi veya sosyal bir konum elde etmek hâline gelir. Bunun için de kimi zaman rüyalar, kimi zaman gizemli hikâyeler, kimi zaman da sözde manevi görevler devreye sokulur.

OYSA HAKİKAT BASİTTİR. Atatürk, hayatı boyunca insanların aklına seslenmiştir. Kendisine kutsallık yüklenmesini reddetmiş bir liderin ardından bugün keramet hikâyeleri anlatanlar, aslında Atatürk’ü değil kendilerini büyütmektedir.

Çünkü gerçek dava insanları kendine bağlamak değil, düşünmeye sevk etmektir. Atatürk’ü kullanarak kendisine itibar devşirenler, onun fikirlerine değil; milletin ona duyduğu sevgiye talip olanlardır. Ve tarih göstermiştir ki; milletine hizmet edenler kalıcı olur, milletinin değerleri üzerinden kendisine çıkar sağlayanlar ise er ya da geç unutulur.

Bu nedenle bugün Atatürk adına konuştuğunu, ondan işaret aldığını, onun tarafından görevlendirildiğini veya onunla özel bağ kurduğunu iddia eden herkes önce aynaya bakmalıdır. Çünkü Atatürk’ün hayatı boyunca mücadele ettiği şeylerden biri de insanların aklını teslim alarak kendilerine üstünlük kurmaya çalışan anlayıştı. Atatürk kendisini putlaştırmadı. Kendisini kutsallaştırmadı. Kendisini erişilmez göstermedi.

Peki onun adına konuşanlar neden bunu yapıyor? Belki de cevap çok basittir: Bazı insanlar Atatürk gibi olamayacaklarını bildikleri için, Atatürk’ün arkasına geçerek büyümeye çalışmaktadır.

YA DA DÜŞMAN KILIK DEĞİŞTİRMİŞ VE MİLLİ HİSLERİ KULALANARAK SİZİ BÖLMEYE PARÇALAMAYA VEYA VATANA ZARAR VERECEK BİR PROJEYE DAHİL EDİYORDUR. İYİ DÜŞÜNÜN…

Uluç Levent ERTURHAN 20 Haziran 2026

Bunlara da bir göz atın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir