KEMALİST CUMHURİYET DEVRİMCİSİ MAHMUT ESAT BOZKURT KİMDİR?

1919’da Lozan’da kurulan Türk Talebe Cemiyeti’ne henüz çok gençken başkan seçildi. Daha o yaşta toplumsal sorunları derinlemesine inceliyor, akıcı ve anlaşılır bir dille çözüm önerileri sunuyordu. Yazdığı makaleler binlerce sayfayı bulur; sade ama etkili üslubuyla herkesin örnek aldığı bir yazım stili geliştirdi.

Yurt dışında kaldığı dönemde Türkiye’nin milli davasını savunmak için durmadan yazdı, konuştu. İşgal başladığında İsviçre’den dönüp Kuşadası’nda Kuvâ-yı Milliye’yi örgütledi, efelerle birlikte cepheye katıldı. 23 Nisan 1920’de İzmir milletvekili seçildi ve 1943’teki ölümüne kadar Meclis’te kaldı.

1922’de iktisat vekili oldu. Ziraat Bankası’nı düzene soktu, çiftçilere kredi kooperatifleri kurdurdu, esnaf örgütlerini düzenledi, Emlak ve Eğitim Bankası’nın kuruluşuna önayak oldu. Savaştan hemen sonra, 1923’te İzmir’de yapılan ilk Milli İhtisas Kongresi’ni Atatürk’ün onayı ve Onursal Başkanlığı’yla gerçekleştirdi.

Ankara’ya taşınınca da toplumsal adaleti savunmaktan vazgeçmedi. Hatta fikirleriyle bazen Atatürk’ü bile düşündüren atılımlar yaptı, solcu kimliğini açıkça ortaya koydu. Ona göre gerçek devrim, yoksulların ve emekçilerin ekonomik hakları kazanıldıkça başarıya ulaşırdı. Siyasi kurumlar tek başına yetmez; esas olan halkın refahı ve eşitlikti.

1924’te Adalet Bakanı oldu, 1925’te de Ankara Hukuk Mektebi’ni kurdu. 1926’da Meclis’in oybirliğiyle kabul ettiği Medeni Kanun’un asıl mimarıdır; kanunun gerekçesini o yazdı. Türk Devrimi’nin aydınlarından biri olan Mahmut Esat, Avrupa ve Fransız Devrimi gibi örneklerden ders çıkarır, o devrimlerin yoksulların gerçek kurtuluşunu sağlayamadığını vurgulardı.

Emperyalizme karşı net bir duruşu vardı; Batı’yı “Müslüman-Hıristiyan” ya da “dost-düşman” gibi basit kavramlarla değerlendirmez, Türkiye ile Batı arasındaki dengesiz ilişkiyi sömürü ekseninde ele alırdı. 1927’de Ege’de ki Bozkurt-Lotus deniz kazasında Fransız kaptanın tutuklanması üzerine davayı Lahey’deki Uluslararası Adalet Divanı’na taşıdı. Başarılı savunması, “Lotus Kararı” diye anıldı. Atatürk de bu başarıyı anmak için ona “Bozkurt” soyadını verdi.

1930’lara doğru Adalet Bakanlığı’ndan ayrıldı, Ankara Hukuk Fakültesi’nde Milletlerarası Hukuk, Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde Anayasa Hukuku profesörlüğü yaptı. Atatürk’ün isteğiyle “Atatürk İhtilalini” kaleme aldı. Fikirleri hem çağdaşları hem de sonraki kuşaklar tarafından ilerici bulundu. 1943’te, 51 yaşında hayatını kaybetti.

Bunlara da bir göz atın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir